R.G 108
09.06.2008
|
SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ
ÖNLENMESİ YASASI |
|
(4/2008) |
|
|
|
|
|
Bakan, 4/2008 sayılı Suç
Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasası’nın 12. maddesinin kendisine vermiş
olduğu yetkiyi kullanarak işbu Tebliğ ile aşağıdaki hususları tespit eder. |
|
|
|
||||
|
1. |
Bu Tebliğ, Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Yasası Şüpheli İşlem Kriterleri ile Şüpheli İşlem
Bildirim Usul ve esasları Tebliği olarak isimlendirilir. |
||||
|
2. |
(1) (2) |
Yükümlülerin, suç gelirlerini aklama ve terörün
finansmanında araç olarak kullanılmalarını önlemek ve şüpheli işlemlerin
tespitinde yükümlülere yardımcı olmak amacıyla EK.1’de yer alan şüpheli işlem kriterleri belirlenmiştir. EK.1’de
yer alan şüpheli işlem kriterleri belirlenirken öncelikle tüm yükümlü
gruplarına yönelik genel mahiyette şüpheli işlem kriterlerine yer
verilmiştir. Genel mahiyette şüpheli işlem kriterleri, müşteri profiline ve
işlemlere ilişkin kriterleri içermektedir. Müşteri profiline ilişkin kriterler, kişi özelinde
dikkat edilmesi gereken hususları içermektedir. İşlemlere ilişkin kriterler
ise müşteriden ziyade yapılmak istenen işlemin niteliği ile ilgilidir. Daha
sonraki bölümde yükümlülerin faaliyet alanları ve bu alanlarda
gerçekleştirilen işlemlerin özellikleri dikkate alınarak, bir kısmı için
sektörel şüpheli işlem kriterleri belirlenmiştir. Son bölümde ise terörün
finansmanı açısından önem arz eden şüpheli işlem kriterleri yer almaktadır. |
|||
|
3. |
(1) |
Belirlenen şüpheli işlem kriterleri
rehber mahiyetindedir ve şüphe veya şüpheyi gerektirecek makul bir sebebin
olup olmadığının değerlendirilmesinde yükümlülere yardımcı olma amacına
yöneliktir. Şüpheli bir işlem başka
bir tarz veya mahiyette cereyan edebilir. Bu nedenle, yükümlülerin şüpheli
işlemlerin tespitinde kendilerini Tebliğde belirlenen şüpheli işlem kriterleri
ile sınırlandırmamaları, şüphe arz eden işlem, sayılan kriterlerden herhangi
birine uymasa dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunmaları gerekmektedir. |
|
||
|
|
(2) |
İşlemlerin, şüpheli işlem kriterlerine uygunluğu
değerlendirilirken, müşterinin tanınması esastır ve değerlendirme her zaman
müşteri özelinde yapılmalıdır. Bir
başka deyişle, işlemin şüpheli olup olmadığı değerlendirilirken salt yapılmak
istenen işlemin değerlendirilmesi yeterli olmayabilir ve müşteri profili,
faaliyet hacmi, işlemin niteliği, müşterinin bilinen faaliyetleri kapsamında
veya müşterinin faaliyeti ile orantılı olup olmadığı, kimlere menfaat
sağladığı, sektörün özellikleri ve daha önceki tecrübeler gibi unsurlar
dikkate alınmalıdır. |
|
||
|
|
(3) |
Yapılmak istenen işlemin; niteliği, tutarı, ya da
işlemin uluslararası niteliğinin bulunması durumunda, bu işlemin müşterinin
işinin bir parçası olup olmadığı önem arz eden hususlardır. |
|
||
|
|
(4) |
Şüpheli işlem kavramında geçen işlem ifadesi, tek bir
işlem ile sınırlı olmayıp, şüphe veya şüpheyi gerektiren makul bir sebebin
olup olmadığı hususu, gerektiğinde birden çok işlem bir arada ele alınarak
değerlendirilir. Buna göre birbiriyle bağlantılı bir dizi havale işlemi
birlikte ele alındığında şüphe arz edebilir. |
|
||
|
4. |
(1) (2) |
Şüpheli işlemlerin para miktarına bakılmaksızın,
yükümlüler tarafından tespit edildiği tarihten itibaren beş iş günü
içerisinde Daireye bildirilmesi zorunludur.
Ancak gecikmesinde sakınca görülen hallerde şüpheli işlem ve işleme
taraf olanlar anında Daireye bildirilir. a) Avukatlar ve/veya
avukatlık büroları müşterileri için taşınmaz mal alım satımı, şirket ve vakıf
kurulması, idaresi ve devredilmesi, banka tasarruf veya menkul kıymet
hesaplarının idaresi, para, menkul kıymet ya da diğer varlıkların idare
edilmesi, tüzel kişilerin ya da düzenlemelerin kurulması, faaliyette
bulunması ya da idaresi işleri ile işletmenin tüzel kişiliğinin alım satımı
gibi işlerle sınırlı olmak üzere şüpheli işlem bildirimini gerçekleştirirler. b) Bir avukatın ve/veya
avukatlık bürosunun dava maksatları bakımından dikkatine gelen imtiyazlı
bilgileri resmi mercilere aktarmaması suç oluşturmaz. |
|
||
|
5. |
(1) (2) |
Şüpheli işlem bildirimi; gerçek kişi yükümlünün bizzat
kendisi, tüzel kişi yükümlünün kanuni temsilcileri, uyum görevlisi atanan
yükümlülerde ise atanan uyum görevlileri tarafından yerine getirilir. Şüpheli
işlem bildirim yükümlülüğünü yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler, uyum
görevlileri, yükümlülerin kanuni temsilcisi, yöneticisi ve çalışanları
bildirimlerinden dolayı hukuki ve cezai bakımdan hiçbir şekilde sorumlu
tutulamaz. |
|
||
|
6. |
(1) (2) (3) |
Yükümlüler, şüpheli bir işlemle karşılaştıklarında, gerekli kimlik saptamasını yaptıktan sonra, işlem hakkında yetki ve imkanları
ölçüsünde araştırma yaparak edinilen bilgi ve bulguları göz önüne alıp ekteki (Ek.2) Şüpheli
İşlem Bildirim Formunu (ŞİBF) doldurarak
Daire’ye bildirimde
bulunurlar. Daire şüpheli işlem bildirimlerinin elektronik ortam ve bilgi
iletişim araçları kullanılarak yapılması ile ilgili usul ve esasları
yükümlüler bazında ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Uyum görevlisi atayan
yükümlülerin Şüpheli İşlem Bildirimleri Uyum Görevlileri ile ilgili usul ve
esaslar Tebliği kurallarına göre yapılır.
Bildirimde bulunma kararı
verilirken işlemin niteliği veya müşteri profiliyle ilgili daha ayrıntılı
araştırma yapılması gerekebilir. Yetki ve imkânlar ölçüsünde yapılacak bu
araştırmanın amacı, yükümlü bünyesinde, bağlantılı ya da ilişkili olduğu
diğer yükümlüler nezdinde veya açık bilgi kaynaklarında şüpheyi destekleyecek
ek bulguların olup olmadığını tespit etmektir. Ancak bu araştırmalar
yapılırken, müşterinin, kendisi hakkında bildirimde bulunulacağından
şüphelenmesine neden olacak tutum ve davranışlardan kaçınılması zorunludur. |
|||
|
7. |
Bildirimde bulunulan işlemle ilgili olarak daha sonra yeni bilgi ve
bulgular elde edilmesi halinde ŞİBF
tekrar doldurulur ve daha önce yapılan
bildirime ek olduğu belirtilerek Daire’ye gönderilir. Ancak birden çok işlem bir arada ele alınarak değerlendirildiğinde şüphe
arz eden işlemler için veya bildirim anında birbiriyle bağlantılı olduğu
tespit edilen şüpheli işlemler için tek bir ŞİBF düzenlenir. |
||||
|
8. |
ŞİBF’da istenen bilgiler haricinde, şüpheyi
destekleyen bilgi ve belgeler de forma ek yapılır. Bu kapsamda şüpheli işlem
bildirimine dayanak olan hesaba ilişkin hesap hareketleri özellikle anılan
şüpheyi ortaya koymakta ise ŞİBF’na ek yapılmalıdır. |
||||
|
9. |
(1) |
Formun şüpheli işlem kriterleri dışında kalan (A) ile
(G) bölümleri, formun üzerindeki açıklamalar dikkate alınarak doldurulur.
Bildirime konu şüpheli işlem kriterleri formun (H) bölümünde gösterilir. Formun (H) bölümünde şüpheli işlem kriterleri başlıklar
halinde gruplandırılmıştır. Bu bölümde; -
Müşteri ve işlem özelliklerinin dikkate alındığı ve tüm yükümlü
gruplarına yönelik “GENEL MAHİYETTE ŞÜPHELİ İŞLEM KRİTERLERİ”, -
Yükümlü gruplarının faaliyet alanları dikkate alınarak oluşturulan “SEKTÖREL MAHİYETTE ŞÜPHELİ İŞLEM
KRİTERLERİ” ve -
Terörün finansmanı açısndan özellik arz eden durumların dikkate alındığı
“TERÖRÜN FİNANSMANI İLE BAĞLANTILI ŞÜPHELİ İŞLEM KRİTERLERİ” yer almaktadır. |
|||
|
|
(2) (3) (4) |
Bildirime konu şüpheli işlem bu gruplardan
hangisine uygun düşüyorsa öncelikle ilgili gruba ilişkin seçeneğin önündeki
boş karenin içine (x) işareti konulur.
Daha sonra söz konusu seçeneğin "Şüpheli İşlem Kriterinin
Numarası" kısmına, işbu Tebliğ ekinde (Ek.1) yer alan ve bu gruplar altında sayılan şüpheli
işlem kriterinin numarası yazılır. Yükümlü nezdinde gerçekleştirilen şüpheli bir işlemin,
farklı bölümler altında sayılan (genel mahiyette, sektörel mahiyette veya
terörün finansmanı ile bağlantılı) kriterlerle ilişkili olması mümkündür. Bu
durumda, ilgisine göre, birden fazla şüpheli işlem kriteri işaretlenebilir ve
gerekli görülen hususlar “AÇIKLAMA” kısmında belirtilebilir. Şüpheli işlem üç bölüm halinde
sayılan kriterlerin hiçbirine uymuyorsa, Sektörel Mahiyette Şüpheli İşlem
Kriterleri Grubunda belirtilen “Diğer Haller” hususu işaretlenerek oluşan
şüphe ve işleme ilişkin bilgi “AÇIKLAMA” kısmına yazılır. |
|||
|
10. |
Şüpheli işlemlerin, nakdi
para limitini aşan nakit işlemler kapsamında bildirilmiş olması şüpheli işlem
bildirim zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. |
||||
|
11. |
Şüpheli işlem bildiriminde
bulunan yükümlülere Daire tarafından kayda alındığına dair bilgi verilir. |
||||
|
12. |
Bu Tebliğin Resmi
Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak 19 Aralık, 1999 tarih ve 172
sayılı Resmi Gazetede A.E 816 olarak yayımlanan Tebliğ yürürlükten
kaldırılır. |
||||
|
13. |
Bu Tebliğ,
Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer. |
||||
|
|
|
|
|
|
|